Hayatı Önde Keşfedin
Home About Contact


Fırsat Nedir?

 Tabi ki size önerilerimiz olacak ama bu hayaller üzerinde biraz daha durmak istiyorum.

 7'den 77'ye her insan hayal kurar. Hayaller bizim mesleğimizi, karakterimizi, eşimizi, aşımızı, duamızı her şeyimizi belirler. Çocukken hep bir çizgi kahramanı olmak isterdik. Çocukların hayal gücünün sınırı yoktur elbet. Ve daha sonra bu hayaller gerçekleştirilebilir yeni hayallere evrilir gider. Neye meraklıysak o alanın duayenlerini bulur portrelerini odamızın duvarlarına yapıştırırdık.

  Hayallerini projelendiren ve uygulamaya geçiren insanlar ne mutlu insanlardır. Ama bu sayı ülke refah seviyesine bağlı olarak azalmaktadır. Ülkemizde bırakın hayalini gerçekleştirmeyi mezun olduğu bölümde iş bulan, eğitimini diplomasını aldığı işi yapan kişi sayısı bile maalesef çok azdır.

  Her ev tozlu raflara kaldırılan hayallerle dolup taştı. Hayatın gerçekleri, derdi maişet için başımızı kaldırmadan çalışmaya başladık. Biz çalıştık, refah seviyemizi bir adım ileri taşımak için. Boyumuzu aşan kredi borçlarına girdik başımızı sokacak bir ev almak için. Yorulduk yorulduk ama bitmedi bu koşturmaca. Tam emekliye ayrılacakken çocukların eğitim masrafları bizi rahat bırakmadı. Çocuklar kendini kurtardı derken bu sefer de sağlığımızı kaybettik

  Belki çok kara bir tablo çizdim ama inanın borca girip esnaflığa soyunan sonrada çeviremeyince bunalıma giren çok insan var şu sıralarda. Umarım siz daha şanlısınızdır fakat ekonomik kriz, salgın vs. işten çıkarılan yüzlerce kişi var. Peki siz hiç düşündünüz mü konfor alanım hiç bozulamadan hep böyle devam edecek mi?

  Ben aslında konfor alanı veya ailelerin refah seviyelerinden de tam olarak bahsetmiyorum. Hayali konfor-refah olanda vardır ama benimkisi biraz daha kişiye özel isteklerdir.
 

  Elon Musk resmini klikleyince  veya starlink projesini izleyince belki beni daha iyi anlayacaksınız.

  Biz hayalimizi belki yaşayamadık ama hayallerini gerçekleştiren insanları izlemek bile zevkli.

  Bende kamuda çalıştığım yıllarda (o zaman bekardım) parça parça bir kaç projem vardı. Kamudan ayrılıp bu projelerime zaman ayırmak istiyordum. Çok sevdiğim bir büyüğüm hiç unutmam şunu söylemişti.

"senin cebinde para olduğu için hobilerinle uğraşabiliyorsun."

Ta o zamanlar şunu söylüyordu PARA, cebinde para olmayınca hobilerinle uğraşamazsın. Doğru söylüyordu çünkü mezun olduktan sonra hemen iş bulamamıştım. Cebimde bir arkadaşıma çay ısmarlayacak param bile yoktu. Aile büyükleri iş bulmam gerektiğini hissettiriyorlardı. Evet o zamanlar hiç bir projeme bakamamıştım.

Evet haklıydı projelerime eğilmek istiyordum ama diğer taraftan işe gitmem para kazanmam gerekiyordu. Para ve zaman ne kadarda zıt kavramlar. Hayatımızda biri varken diğeri maalesef olmuyor.

 Zaten evlenince hafta sonları baktığım projelerime artık hiç zaman ayıramaz olmuştum. Halbuki her gün belki onlarca saat başından ayrılmak istemiyordum. Adım adım büyütmek, geliştirmek insanların faydasına sunmak istiyordum. Belki parada kazanırdım neden olmasın. Ama bana inanan çıkmadı. Fon bulamadım. Sponsor bulamadım maalesef. Duvarıma astığım kişilere ulaştım ama biz seni ararız dediler. Hiç unutmam yine bir proje için bir oda başkanına gittim istediğimde sadece sözlü destekti. Yanlış hatırlamıyorsam şunları söyledi senin gibi biri daha geldi oyaladı bizi yapamadı vs. Biz zaten aynı projeyi kendi bünyemizde yapacağız. Sen bu işe girersen başın ağrır gibi bir şeyler söyledi ve adeta kovdu. Park bahçeler için bir proje yaptım. Aylarca uğraştım sonra ne mi oldu cep telefonlarımı bile açmadı. Bir projemin sponsorluğunu kendim üstendim. Yazıcımın püskürtme aparatı ileri geri gelirken raydan çıkıyordu. Tornacıya gittim ve cnc tezgahı işlenecek malzemeyi operatöre detaylıca anlattım. Aradan bir hafta geçti adam anlamamış tekrar gelmemi istedi. Gittim onlara bıraktığım parçaları bulamadılar. Evet çöpe atmışlar. İnanın size anlatmadığım o kadar çok aksilikler yaşadım ki. Tubitak desteği almak için bir başvurum oldu. Sigarayı bıraktıracak cep telefonu yazılım programı. Fizibil olmadığını söyleyerek projemi kabul etmediler. Doğrudur bir ülkemizde sigara içen mi var? İki sigarayı bıraktırmak gereksiz bir proje. Bunların hepsini harfiyen yaşadım. İsteyen herkese de dokümanlarımı gönderebilirim.

satılık hayaller şiirinin son mısralarında;
....
ve nihayetinde, gerçek hayatın
hayallerimizdeki gibi olmadığını
anladık ve satılığa çıkardık.

  Hayır biz satılığa çıkarmayacağız hayallerimizi
  Diyorum ya fırsat fırsat diye !!!
  Sizi hayallerinize ulaştıracağız hem de çarçabuk inşallah!

Kafanızda soru işaretleri belirmeye başladı mı?

Kimsenin sizin beyninize çöp dökmesine izin vermeyin.

Devamı için klikleyin.


Kararsızlık fırsat hırsızıdır!

Jim Rohn'un bu sözüne imzamı atarım. Aslında kararsızlığın nedeni fırsatı o an için net olarak görememiş olmamızdır. Bu da tabi ki fırsatı çok iyi anlayamama (deneyimsizlik/ kötü sunum) veya o an için yanımızda bulunanların bizi teşvik etmemesi olabilir.

Tabi bir de öz güven yetersizliği de olabilir. Richard Branson'nın çok güzel bir sözü var. Biri size inanılmaz bir fırsat sunuyorsa, fakat yapabileceğinizden emin değilseniz 'EVET' deyin...

Çünkü insan gelişime açıktır ve bir işte zorlanıyorsanız bilin ki yeni şeyler öğreniyorsunuz ve bunu işinize adapte etmekte zorlanıyorsunuzdur. Sıkı bir çalışmayla 3 ay içinde o işin piri olabilirsiniz.

 Daha çok para nasıl kazanabilirim peşindeyiz fakat maddi kazancınız hiç bir zaman kişisel gelişiminizin önüne geçemez. Yani kişisel gelişimimizi mutlaka artırmalıyız. Bu konuyla alakalı bir hikaye dinlemiştim. Vaktiyle çeteler bir köyü basar. Amaçları da köy ağasını öldürüp mallarını talan etmektir. Ağa güzel bir karşılama yapar yedirir içirir ve istirahata kalmalarını ister. Çete başı duvarda asılı silahı işaret eder ağaya, yanına al istersen der. Ağa siz benim misafirimsiniz, misafire güvenmemek bize yakışmaz der. Velhasıl köyün ağası, tatlı diliyle belayı defeder köyü de kendini de zarardan kurtarır.

Günümüzün problemleri kelle koltukta sonucu olmasa da o devrin problemlerinden daha zor ve karışıktır. Tüm bunların üstesinden gelebilmek için daha iyi bir kişisel gelişim ister.

Ticaretin özünde tüketici ağı kurmak yatıyor. Yani ya müşteri portföyünü artıracaksın yada mevcut müşterilerine daha fazla ürün satmaya çalışacaksın. İnsanlar seni neden tercih etsinler ki işte burada kişisel deneyimleriniz devreye girmektedir.

Tüketici ağı gayretinin üzerinde başka meşguliyetler edinmeyin. Demirbaşa yatırım yapmayın ve sizi borca sokacak sistemlerden uzak durun.

Peki nasıl bir iş yapmalıyım. Devamı için klikleyin.